‘‘Başarı açığı okullar tarafından oluşturulmaz. Başarı açığı çocuklar doğmadan önce başlar.’’

C.M Rubin-Çeviri-Mustafa Ajlan ABUDAK

Yemek kuponlarına rağmen, fakir insanlar hala fakirdir. OECD listesine göre ABD OECD ülkeleri arasında en yüksek çocuk fakirliğinin görüldüğü 5 ülkeden biridir. (Türkiye kaçıncı sizce?) Bu fakirliğin etkilerinin en yoğun hissedildiği yer Amerikan eğitim sistemidir. Ulusal Merkezinin verilerine göre, ülkedeki çocukların %22’si 6 yaşından küçük ve 6 yaş ile 17 yaş arasındaki çocukların % 18’si fakirlik içerisinde yaşıyor.

Öyleyse, Amerikan eğitim sisteminin yaklaşık %20’sini oluşturan fakirlik içerisinde yaşayan okul çağı çocuklarını desteklemek için neler yapmalıyız?

1991’den 93’e, Bush yönetimde eğitim sekreterliği görevini yürütmüş olan Diane Ravitch,1997 2004 yılları arasında ise Eğitim Gelişiminin Ulusal Değerlendirilmesi adı altında yapılan federal test programından sorumlu olan Ulusal Değerlendirme Kurulunun üyesiydi. Ravitch Büyük Amerikan Okul Sisteminin Hayatı ve Ölümü: Çoktan seçmeli testler Eğitimimizi Nasıl Tüketti gibi eğitim üzerine yazılmış birçok kitabın yazarıdır.

En iyi öğretmenlere en çok ihtiyacın hissedildiği fakir bir okul için iyi bir öğretmeni nasıl buluyorsunuz?

Bugünlerde, iyi bir öğretmenin tanımı test skorlarını yükselten biri gibi görünmektedir. Fakat bu gibi biri zorunlu olarak iyi bir öğretmen değildir. İyi bir öğretmen, öğrencilerine ilham veren, onları yüreklendiren ve öğrenmeyi sevmeleri için destekleyen biridir. Test skorları bunları ölçemez. Test skorlarını yükselten biri bazen korkunç biride olabilir. Saatler boyunca çocukların kafalarını kaldırmadan umarsızca bir alıştırma testinden diğerine gömen biri iyi bir öğretmen değildir.

İyi öğretmenler inşa edilir, doğuştan iyi bir öğretmen olamazsınız. Fakir okullara iyi bir öğretmen için ilk koşul, fakir çocukların hayatında bir fark yaratabilmeyi isteyen öğretmenlerin bulunmasıdır. Birçok öğretmen fakir semtlerde öğretmenlik yapmak istemekte ve kendilerini bunu yapmak için hazırlamaktalar. Kuvvetli bir görev bilinci hisseden birçok stajyer öğretmenle tanıştım. Onlar bu tip okullar için ileride karşılaşabilecekleri farklı durumlarda daha fazla çaba sarf etmeleri gerektiklerinin farkındaydılar. İyi bir öğretmen zaman içerisinde kazanılan tecrübeyle ortaya çıkar. İyi öğretmenler büyük prensipler tarafından beslenebilirler. İyi bir öğretmeni ortaya çıkarabilecek basit bir formül yoktur. Bir okul bölgesinden sorumlu kişiler, lider bir kişiliği ve prensipleri belirleme ve destekleme bilgeliğine sahip olmalıdırlar. Böylece öğretmenlerinin niteliğini yükselteceklerdir.

İnsanlar şunu tartışmakta; eğer büyük bir oranda fakir çocuğu okullardan dışlarsak, Amerikan okullarının PISA testlerindeki performansları en yüksek ilk 10 ülke içerisinde olacak.

Bu doğru. PISA sonuçlarımızdan yansıyan düşük sonuçlar fakirlik içerisinde yaşayan çocuklar tarafından gerçekleştiriliyor. OECD ülkeleri içerisinde sadece Meksika, TÜRKİYE ve Polonya’da fakirlik içerisindeki çocuk sayısı ABD’den fazla..

Okullarımızı nasıl geliştirmeliyiz-en iyi öğretmenleri yollayarak mı?

En iyi öğretmenlerimizi en fakir okullara göndermenin çok anlamlı bir fark ortaya çıkaracağını düşünmüyorum.  Bu okullarının bazılarındaki çalışma koşulları o kadar kötü ki en iyi öğretmeni bile göndersek hiçbir şey yapamayabilirler. İlk olarak okulları geliştirmeyi istemek zorundayız onları kapatmayı değil. Şu anki Amerikan okul politikası, okulları kapatmak, müdürü ve tüm kadroyu kovmak ve her şeye sıfırdan başlamaya odaklanmış bir halde. Bu oldukça cesarete kırıcı bir durum çünkü bu eski okulların küllerinden yeni okullar inşa edecek binlerce harikulade öğretmenler dışarda sırada beklemiyor. Öyleyse her şeyden önce, bu okullarda performansı iyileştireceğimizi söyleyebilecek bir kararlılığımız ve standart testlerden daha geniş bir ölçme ve değerlendirme şekillerine sahip olmamız gereklidir. Eğer İngilizce okuyamayan çocuklara sahipseniz, bu çocuklar testlerden yüksek skor alamayacaklar. Eğer içe kapanık otistik çocuklarınız varsa, gelecek yıl yine otistik kalacaklar. Her ne olursa olsun test skorlarını çocukları ve onların öğretmenlerini damgalamak için kullanmadan, çocukların sahip olduğu problemlerle ilgilenerek, onların öğrenmesine yardım ederek gerçekleştirmeliyiz.

‘‘ Sanırım kaliteli bir okul öncesi eğitim için daha çok kaynak ayırmalıyız.’’ Diane Ravitch

 

Yeni öğretmenliğe başlayan öğretmenlerin % 50’si göreve başladıktan 5 sene sonra mesleği bırakıyorlar. Problemleri nasıl çözülebileceğine hakkındaki düşünceleriniz nedir?

Eğer problemlerimizi 25 yıl önce çözmeye başlasaydık, şuan farklı bir durumda olurduk. Yapmamız gereken Finlandiya’da yapılandır. İşe alma, profesyonel destek ve kadrolarımızı elde tutmak için yaklaşımımızı değiştirmeye ihtiyacımız var. Öğretime girmek için gerekli standartlarımızı yükseltmekle işe başlamalıyız. Öğretmenler en azından bir yıl, mezuniyet sonrası eğitime tabi tutulmalı ve tecrübeli bir öğretmen eşliğinde uygulamalarda bulunmalı. Yeni öğretmenlerin bir akıl hocasına ihtiyacı var. Daha sonra kadroları elde tutmaya odaklanmalıyız. Maaşlar daha yüksek olmalıdır. Reform hakkında çokça konuşulurken, öğretmenler sağlık hizmetlerinin de dâhil olduğu kesintileri tanık oluyorlar. Birçok öğretmenden her yıl maaşlarının 1000-2000$  kadarını öğrencilerinin ihtiyaçlarını karşılamak için harcadıklarını duyuyorum.  Amerika’daki öğretmen maaşı ortalama 50.000 $ dır. Öğretmenlik iyi bir geliri olan bir profesyonellik değildir ve sürekli bir saldırı altındadır. Bu öylesine harap bir sistemdir ki, mesleğe başlayan öğretmenlerin %50 ilk 5 yılda mesleği bırakmaktadır. Şuan sahip olduğumuz işe alım sistemi öğretmen niteliğini giderek daha azaltan bir yapıdadır. Amerika için Öğret TFA geçen 10 yılda 500,000,000$ toplamıştır. Bu kuruluş hayırseverlik ve hükümet yatırımına sahiptir. Üniversite mezunlarını 5 haftalık yaz yetiştirme programı sağlayarak, bu mezunları okullarda öğretmen olarak görevlendirmekteler. Mezunlar sadece iki yıl kalmayı kabul ediyorlar. Bu mezunların birçoğu da oldukça zor koşullara sahip okullara yollanıyor. Fin eğitim görevlilerine 5 haftalık yetiştirmeye sahip öğretmenlerimiz olduğunu anlattığım da şaşkınlıktan gözlerini patlatıyorlar. Bazı eyaletlerde öğretmen olmak için bir üniversite mezunu olmak dışından herhangi bir şarta gerek bile yok. Diğer eyaletlerde öğretmen yetiştirme programları çevrimiçi hallediliyor.  İşe alma sistemimiz çalışmıyor, destek sistemimiz çalışmıyor ve eğitim kadrolarımızı elde tutmak için bir sistemimiz bile yok.

Ayrılan eğitim bütçesini yanlış yerlere mi tahsis ediyoruz?

Şuan hesap verme üzerine oldukça fazla harcama yapmaktayız. Buna ek olarak, harcadıklarımızın büyük bir yüzdesi elbette zorunlu olarak özel eğitime gitmekte. Diğer ülkeler fonlarını daha iyi kullanma yolları buluyor. Diğer ülkelerden daha fazla harcadığımızı düşünmüyorum. Sanırım yaptığımız sadece paramızı farklı bir şekilde kullanmak. Bence paramızı daha kaliteli bir okul öncesi eğitimine ayırmamız gerekli. Başarı açığı okullar tarafından oluşturulmaz. Başarı açığı çocuklar doğmadan önce başlar. Veliler fakir. Eğitimleri yok. Bunun sonuçlarını test programlarında görmekteyiz. Fakir çevrelerden gelen öğrenciler yelpazenin karşı ucundan gelen öğrencilere kıyasla kötü sonuçlar alıyorlar. Varlıklı ailelerden gelen çocuklar hayata büyük bir avantaj ile başlıyor.

Fakir çevrelerden gelen çocukların okullarını desteklemek için başka neler yapılmak zorunda?

Yapacağım ilk iş okulların oldukça iyi fiziksel koşullara sahip olmasını sağlamak olurdu. Okulun fiziki konumu çocuğa bir mesaj iletir. Birçok çocuk eski ve virane okullarda öğrenim görmekteler. Bu çocuğa şunu söyler: ‘‘Sen güzel bir okula layık görülmemektesin ’’ Güzel bir bina ise: ‘‘Burası güvenli bir yer. Burası senin saygı göreceğin bir yer.‘’  İkinci olarak, fakir çocukların okula getireceği maddi ve manevi tüm sorunlarla yakinen ilgilenecek kendini görevine adamış öğretmenlerle dolu bir okul isterdim. Birçok fakir çocuk okula aç geliyor, yine birçoğunun bir an önce ele alınması gereken sağlık sorunları var. İhtiyacınız olan buna benzer tüm yoksunluklara karşı hazırlıklı olan öğretmenlerdir. Ve bundan sonrası, binaların elden geçirilmesi ve yenilenmesinden sonra doğru öğretmenleri doğru adreslere yerleştirmektir. Birde müfredatta özellikle sanat alanlarına büyük bir yer ayırırdım.

Finlandiya’da var olan başarılı eğitim sistemi sanat dallarına oldukça büyük bir önem vermekte. Amerika’da bu konuda ne yapmaktayız?

Bu çok önemli bir konu. Birçok bölge sanat derslerini kaldırdı ki bu tam anlamıyla insafsızlık. Finlandiya’da ziyaret ettiğim hemen her okulda gördüğüm, sanat dalları okullarda çok önemli ve merkezi bir yer tutuyor.

http://www.huffingtonpost.com/mobileweb/c-m-rubin/child-poverty-education_b_1078826.html

Reklamlar