Etiketler

, , , , , , , , , , , , , ,

Steve WHEELER

Mustafa Ajlan ABUDAK

Son zamanlarda kütüphanelerin dijital çağa nasıl ayak uydurmaya çalıştığı hakkında yazdım. Geleneksel kütüphane çoğu kişi tarafından toz toplayan kitap yığınlarından oluşan ve ciddi kütüphaneciler tarafından sessiz olmanızın istendiği bir yer olarak görülür. Kütüphaneler giderek bu imgelenmelerinden kurtuluyor ve yeni teknolojilerle kucaklaşıp 21 yy. öğrenimine destek veren bir yaklaşım içerisine giriyorlar.
İçeriğin dijitalleştirilmesi, sosyal medya ve mobil cihazların yaygın kullanımına yönelik teknolojilere göre kendilerini düzenlemeleri kütüphanelerde Library 2.0 adlı makalemde altını çizdiğim bazı gerçekleşen değişikliklerdi. Bu tartışmayı genişletmek üzere,  son zamanlarda Plymouth üniversitesi kütüphanesi ve kaynak merkezinden bazı iş arkadaşlarımla dijital çağda kütüphanelerin nasıl değiştiği konusunda fikirlerini almak için bazı konuşmalar gerçekleştirdim.

İlk olarak çağdaş bir kütüphanenin teknoloji müptelası bir öğrenci için bugün ne sunması gerektiğini bulmak istedim. Cevap dört katmana sahipti; içerik, hizmetler, mekân ve beceriler sağlayan kütüphaneler. Kütüphaneci arkadaşlarım daha sonra bu dört ana alanı detaylı olarak açıklamaya başladılar.

İçerik

İçerik yüzyıllardır ister kâğıt formunda isterse başka bir şekildeki kayıt şekli olsun kütüphanelerin başlıca dayanak noktası ola gelmiştir. Bununla birlikte, içeriğin doğası radikal olarak değişiyor. Kütüphane kadrosuna sorduğum ilk sorulardan biri, geçen gün meydana çıkan haberle ilgiliydi Britanica Ansiklopedisinin 224 yıldan sonra tamamen dijital ortama aktarılması ve baskısının artık yapılmayacak oluşu. Bu Amazonun 2011 sonlarında yayımladığı baskı kitaptan daha fazla Kindle e-kitabı sattığıyla ilgili raporun arkasından gelmişti.   Bu kütüphaneyi tehdit eden bir eğilim miydi? Kütüphane kadrosu bana bu gelişmeleri, dijital içeriğin bir hata keşfedildiğinde güncellenmesi çok daha kolay olan bir içerik olduğunu belirterek gerçekten oldukça olumlu karşıladıklarını söylediler. Dijital içerik bana anlatıldığı gibi raflarda duran içeriği geçerliliğini yitirmiş metne dayalı kitaplardan daha iyiydi. Britannica’nın da kabul ettiği üzere baskıda kullanabileceklerinden çok daha fazla içerik veri tabanlarında bulunmakta, bu sebeple dijitalleşme makul bir ileri adımdı. Çevrim içi ansiklopedilerle ilgili konuşmalar bizi en nihayetinde Wikipedia ve onun akademik çalışmalarıyla ilintisini tartışmaya götürdü. Wikipedia başlangıç noktası olarak iyi fakat öğrencilerin kitaplar ve akademik yayınlarda daha derin bir bilgi olduğunun farkında olmaları gerekli.


Hizmetler

Birçok kütüphane kurumun geleneksel duvarlarının ötesinde sosyal medyanın gücünü erişimlerini genişletmek için kullanıyorlar. Emekle çağında olmalarına karşın, Twitter, Facebook ve diğer sosyal medya ağı gereçleri, kısa mesajlar, borçlarının vadesinin geçmek üzere olduğunun hatırlatılması ya da yeni bir hizmetin tanıtılması için bireylere yollanabiliyor. Haber güncellemeleri ve konu uyarıları için stratejik olarak kullanılabiliyorlar. Kişiye özel kısa mesaj talep eden öğrenciler mobil cihazlarına yönlendirilecek kişiselleştirilmiş içerik için talepte bulunuyor, geri kalan içeriği de istediklerinde ‘’ çekiyorlar. ’’

Bununla birlikte, bu ortalama bir kampüs kütüphanesi için uygulanması tuzlu bir seçenek olabilir. Kütüphaneler şimdi hizmetlerini herhangi bir zamanda yerde erişilebilir kılma ihtiyacındalar, çünkü öğrenciler ve akademisyenler giderek daha çok mobil oluyorlar. Birçok kütüphane hatta yerel topluluğun ötesinde başka bir yerde erişemeyecekleri fırsatları onlara sağlayan hizmetler sunuyor.

Mekanlar

Kütüphanelerin kullanıcıları fiziksel mekânın yönetimsel modelinin değişiyor olduğunun farkında olmaya ihtiyaçları var. Öğrenme şimdi çok daha fazla sosyal ve öğrenciler gruplar içerisinde çalışmaya vesile olan alanlara doğru yönelme eğilimindeler. Kampüs kütüphanesi böylesine özel servisleri ve sosyal mekânları sunabilecek stratejik bir yer.

Bir ders çalışma mekânı olarak, Plymouth Üniversitesi kütüphanesi fiziki içeriğin raflarda azaltılmasına rağmen daha önce olmadığı kadar kalabalık bir fiziki mekân bugünlerde. Kütüphane, mobilyaların ve diğer eşyanın öğrencinin ihtiyaçlarına göre düzenlenebildiği esnek bir öğrenmeyi destekliyor. Bilindik geleneksel birçok kısıtlama gevşetilmiş ve kütüphane mekânı giderek daha aktif hale geliyor. Şurası açık ki, Plymouth Üniversitesi öğrencileri az ya da hiç rahatsız edilmeyecekleri mekânlar arıyorlar ve kütüphane onları bu çevreleri sunabilmekte. İster sessiz bir çalışma ya da işbirlikçi bir proje işi için grup mekânı olsun, bugünün akademik kütüphaneleri esnek bir şekilde ihtiyacı karşılamalılar. Birleşik Krallıktaki birçok üniversitedeki durum gibi, Plymouth Üniversitesi kütüphanesinin her birimi kablosuz ağ ortamına sahip ve öğrenciler öğrenmelerini desteklemek amacıyla kendi cihazları ile kütüphaneye gelebiliyorlar. Kütüphane mekânı 30 binin üzerinde öğrencinin olduğu kalabalık bir kampüsün ortasındaki bir vaha gibi. Burası bağımsız çalışmalara adanmış bir mekân ve öğrenciler bir ders için dışarıya çıkarılamayacak aksine diledikleri kadar kütüphane mekânında kalabilecekler.

Beceriler

21 yy. da ki öğrenmedeki önemli bir gelişmede çeşitli şekillerde çalışmayı destekleyen teknolojileri kullanma becerisidir. Sıklıkla dijital oku yazarlık olarak anılan, yeni teknolojinin gücünü öğrenmeyi zenginleştirmek, yaygınlaştırılmak ve iyileştirilmek için kullanma becerisi mezunlarda aranan temel bir özellik haline geliyor. Kütüphaneler dijital okuryazarlığın öğrencilere kazandırılmasında ister akademik bir içeriğin araştırılması, ister kütüphane kaynaklarının sistematik bilgi edinilmesi ya da hâlihazırda ne varsa onun en iyi şekilde kullanılması hususunda eşsiz bir konumdalar

İnternet öğrenmenin vahşi batısıdır. Öğrencilerin burada hayatta kalmak için sağduyuya ihtiyacı var.  Öğrenciler kaynağın menşei ne, kim yazmış ve ne bağlamında bilmek gereksinimindeler. Öğrenciler, daha derine nasıl inecekleri ve içeriğe daha geniş bir bilgi çerçevesinde ve bağlamda nasıl bakabileceklerini keşfetmeleri gerekmektedir. Gönderimde bulunmak için kaynak araştırması Google aramasından daha girifttir.

İnternetteki içeriğin tüketilmesi beceri gelişimi için yegâne alan değildir. Öğrenciler çevrim içi olduklarında dijital ayak izlerini nereye giderlerse gitsinler bıraktıklarının farkında olmalılar.

Bu dijital iz ne söylerlerse, yaparlarsa ve araştırırlarsa onları gelecekteki hayatlarında nahoş sonuçlarla karşılaşmalarına sebep olabilir. Bir diğer beceride medya okur yazarlığı- oyun oynama, video, metin ve imaj dosyalarının dahil olduğu içeriğin birçok şeklinin geniş çeşitliliğini yaratıcı bir şekilde kullanabilme yeteneği- yeni bir okur yazarlık türü olarak araştırmacılar ve öğrencilerin öğrenmesi gerekli olan bir beceri. Öğrenenler nasıl işbirliği yapacakları, akademik bağlamda içeriğe nasıl başvuracakları ve harmanlayacaklarını konusunda kendilerinden emin olmak zorundalar.

Gelecek


Gelecek kütüphane için ne saklıyor? Kütüphaneler yayıncılık dünyasından giderek kopacak ve sadece kendi akademik topluluğuna hizmet veren özelleşmiş yapılar haline mi dönüşecek? Kütüphaneler duvarlarının ötesinde öğrencilere her yerde coğrafi konuma bakılmaksızın hizmet etmeyi sürdürecek. Şurası oldukça açık ki, kütüphaneler dijital koleksiyonlarını genişletmeye devam edecekler ve bu içeriği paylaşmak için bağlantılarını artıracaklar. Akademik kütüphanenin geleceği, öğrenen ve bilgiyi birbirine bağlayan bir ara vasıta şekilde davranmak olacak.

http://steve-wheeler.blogspot.com/2012/03/libraries-without-walls.html

Libraries without walls by Steve Wheeler is licensed under a Creative Commons Attribution 3.0 Unported License.
Based on a work at steve-wheeler.blogspot.com.

Reklamlar