Etiketler

, , , ,

Jake Glasgow, Instructional Technology Specialist from Upstate NY – Çev. Mustafa Ajlan ABUDAK

Eğitimde teknolojinin kullanılmasının öğrenmedeki etkisi üzerine son zamanlarda oldukça fazla konuşma cereyan etmekte. ”Eğitimde teknolojiye harcanan milyonlarca doların haklılığını kanıtlayan veriler nerede?” Sizlere NY Matt Richtel’in yazdığı ” Geleceğin Sınıfında” adlı teknoloji hakkında okul bölgelerinin bugünlerde yaşadığı birçok belirsizliğe değinen harika makaleyi okumanızı öneriyorum.

Birçokları öğrencilerin sınıfta içeriği teknoloji olmadan da öğrenebileceğini söylüyor ve bende bu kanaatteyim. Bunu biliyoruz çünkü teknoloji sınıflara girmeden öncede öğrenciler öğrenebiliyor ve testleri geçebiliyorlardı. Eğer öğrenciler teknoloji olmadan da sınıf ortamında başarılı olabiliyorlarsa, niçin bu kadar zamanı, enerjiyi ve parayı teknolojiyi sınıflara getirmek için harcıyoruz ki? Öğrenciler okulda teknoloji olmadan başarılı olduklarında, bizler teknolojinin hayatımıza çok az dahil olduğu bir dünyada yaşıyorduk, ve öğrencileri teknolojinin günlük hayatlarının bir parçası olmadığı bir dünyaya hazırlıyorduk.

Ken Robinson’un ‘‘Eğitim Paradigmalarını Değiştirmek’’ adlı konuşmasında bir kısım

‘‘…Sorun geçmişte yaptıklarıyla geleceği yakalamaya çalışıyorlar. Ve bu şekilde okula gitmekte herhangi bir amaç görmeyen milyonlarca çocuğu yabancılaştırıyorlar. Okula gittiğimizde şu hikayeye sarılırdık, eğer sıkı çalışırsan ve bir üniversite diploması aldığında, bir işin olacaktı. Çocuklarımız bu hikayeye inanmıyorlar ve bunu yapmakta haklılar…

Sir Ken Robinson’u NYSCATE konferansındaki konuşmasında gördüğümde, etkisi olan bir şey söyledi, ‘‘

Teknoloji eğer siz doğduğunuzda hâlihazırda mevcutsa teknoloji değildir.’’ Bir düşünün bunu…’’ Vay be’’ diye düşündüm. Çocuklarımız tamda bunun içinde doğdu, ve bundan başka bir şey bilmiyorlar. Çocuklarımız için ‘‘bu nasıl olması gerekiyorsa’’ öyle.. 34 yaşındayım ve kablosuz telefonlar ve kablosuz uzaktan kumandalar hakkında hiç iki kez düşünmedim, fakat eminim ki ilk çıktıklarında oldukça önemli gelişmelerdi.

Elbette bu çocuklarımızı nasıl eğittiğimiz üzerinde de etkili olacak. Bu okullarda hesap makinesinin kullanılmasına izin verildiğindeki gibi bir durumda değil!

  • 10 yıl önceki öğrenciler teknolojinin hayatlarını ve eğitimlerini nasıl etkileyeceği sorulsaydı neler söylerdi?
  • Bundan 10 yıl sonra öğrenciler ne söylüyor olacak?

Niçin çocuklarımızın eğitimi içine teknolojiyi dahil etmeliyiz? John Page tarafından yazılmış bu soruya iyice düşünülmüş cevapları sunuyoruz.

Neden 1. Zaman ve mekanın genişlemesi

Tipik bir lisede bir öğrenci bir öğretmene günlük olarak 40 dakika erişebiliyor. Bunun anlamı öğrencinin o öğretmene gün içinde %5 erişim zamanına sahip olduğu ve bu zamanı 25 arkadaşıyla (Türkiye’de en az 50) paylaşılması. Bu öğrenci İnternete %100 erişime sahip. Bu ilk örneğe göre 20 kat daha iyi.

Teknoloji asla ilham verici bir öğretmenin yerine geçemez. Bununla birlikte, çevrimiçi materyaller çok daha erişilebilir bir durumda hem de 20 kat daha fazla.

‘‘Ders kitabı ve sınıf ’’ yaklaşımını kullanmak, öğrenme ortamını kısıtlanmasıdır. Diğer taraftan, kablosuz bir dizüstü bilgisayar öğretmenin ders materyaline erişimi olduğu gibi tüm İnternete de neredeyse her yerde erişim sağlar. Bu pratik olarak sırt çantasında taşınan kâğıttan çok daha büyük bir kaynaktır.

Bilgi teknolojisi öğrenmeyi sadece belirli bir sınıfta günde 45 dakika ile değil, herhangi bir yer, herhangi bir zamanda gerçekleşmesini sağlar.

Neden 2. Anlama Derinliği

Etkileşimli simülasyonlar ve illüstrasyonlar bir kavramın ya da dersin daha derin anlaşılmasını sağlayabilir. Sınıf ortamında gerçekçi hileler kullanıldığında, bunlar tebeşir ve konuşmanın çok ötesine geçebilirler. Bir projeksiyon aleti kullanarak, öğretmen ekran üzerinde incelemeleri yönlendirebilir ve bir kolun hareketi ve birkaç sözden çok daha etkin bir şekilde konuları gösterebilir. Öğrencilerin aynı araç gereçlere internet üzerinden erişebilmesi sebebiyle, fikirlerini, onları simülasyonlar üzerinde her zaman her yerde deneyerek kuvvetlendirebilirler.

Neden 3. Öğrenme vs. Öğretme

Teknoloji sıraların yakılmasını müsaade ediyor. Öğrencilere öğretmen yerine (itme) onlara gerekli materyalleri kendilerinin öğrenmelerinin gerekli olduğu projeler verilebilir. (çekme) . Burada anahtar, öğretmenin fiziksel varlığı olmaksızın ihtiyaç duyulan bilgiyi herhangi bir zaman ve yerde elde edebilme yeteneğidir. Bu proje temelli yaklaşım öğrenmeyi öğrenci için çok daha fazla ilginç hale getirmektedir. Öğrencilerin resmi okul saatleri dışında gerçekleştirilen robot bilimi projelerine katılmak için yerinde duramadıklarına ilk elden tanık oldum.

Neden 4. Kendini ifade etmek için yeni bir ortam

Eski günlerde, öğrenciler bir deftere yazabiliyorlardı ve yazdıkları sadece öğretmen tarafından görülebiliyordu. Modern teknolojiyi kullanarak sunumlar, konuşmaların kaydedildiği/düzenlendiği ortamlar, dijital fotoğrafçılık, video kaydı, sınıf gazetesi oluşturma, ağ temelli okul radyosu yada televizyonu, plastik yada dijital animasyonlar, dijital müzik besteleme, bir web sitesi hazırlama, bir blog oluşturma eylemlerini gerçekleştirebiliyorlar.

Neden 5. İşbirlığı

Dijital dünyada en hayati yeteneklerden biride fiziksel olarak size yakın olmayan diğer öğrencilerle bir projede işbirliği içerisinde çalışabilme yeteneğine sahip olmaktır. Bu internet, e-posta, anında mesajlaşma ve cep telefonu gibi modern bilgisayar araçlarının kullanılmasıyla mümkün oluyor. Evde tek başına çalışmaktansa, öğrenciler nerede olursa olsun var olan küçük gruplar içinde diledikleri zamanda çalışabiliyorlar. Bunu hâlihazırda yapıyorlar. (Buna çetleşme demekteler.) Bu giderek resmileşen ve öğretilen hayati bir yetenek haline geldi. Öğrenciler buna hazırlanmış olmalı.

Neden 6. Küreselleşme

Öğrencinin dünya görüşü dünya çevresindeki diğer insanlarla iletişime geçmek neredeyse sıfır maliyette olduğundan ötürü olabildiğince genişleyebilir. İnternet, bedava video konferans olanaklarına izin vererek diğer ülkelerdeki kardeş okullarla etkileşime gerçek zamanlı bir şekilde izin veriyor. Eğitim odaklı bir bakıştan söylemek gerekirse, işbirliği ve doğrudan diyalogla diğer kültürleri anlamaktan daha önemli ne olabilir?

Neden 7. Bireysel tempo ve takip

Öğrencilerin elbette her biri farklıdır. Bilgi teknolojileri onlara sınıf ortamından kopmayı ve öğrenciye daha uygun kendi öğrenme tempolarında ve düzenlerinde gitmeye imkân tanımaktadır. Sınıfı rahatsız etmeden, zor dersleri tekrar edebilir ve ilginç buldukları şeyleri keşfedebilirler. Zamanla bu, büyük bir sınıfta kaybolmaktansa tıpkı özel bir öğretmene sahip olmaya benzeyecektir.

Neden 8. Ağırlık

3 ders kitabı ve 3 cilt ve ders araç gereçleri kolaylıkla 11 kg üzerinde çeker. Bir dizüstü bilgisayar ortalama 2 kg’dur ve kendi üzerinde bulunan hafıza ve internet ile öğrencinin taşıyabileceğinden çok daha fazla materyale erişim sağlar. 40 GB bir sabit disk 2 milyon görsele sahip sayfayı barındırabilir, internet ise kıyaslanamayacak kadar geniştir. Şuan öğrenciler ölü ağaçlardan elde dilimler üzerine işlenmiş siyah noktalardan oluşan kütükleri taşıyarak bel rahatsızlıkları yaşıyorlar.

Neden 9. Kişisel Üretkenlik

Öğrenciler tamda sizin ihtiyaç duyduğunuz nedenlerden ötürü üretim araç gereçlerine ihtiyaç duyarlar.

İngilizce bilen okuyucular için asıl makalede yararlı videolar bulunmaktadır;

http://www.the21stcenturyteacher.com/member-articles/on-education/50-technology-in-education-why

Reklamlar