Etiketler

, , , , , , , , , ,

 

Mustafa Ajlan ABUDAK

Bu makalemde sizlere henüz geliştirilmekte olan ama pek yakın zamanda seri üretime geçecek bazı cihazları tanıtmaya çalışacağım. Bunlar  etkileşim alanını bildiğimiz tüm şekillerin ve tecrübenin dışına çıkaracak cihazlar. Bir önceki çeviri makalem ”Gelecek Nesil Öğrenme” de  bilgisayarlarımızın zihnimizin yegane uzantısı olmaktan çıktığına değinmiştik. Artık bilmek yürürlükten kalmak üzere olan bir zihinsel avantaj. Çünkü ağ insan zihninin bilebileceğinden çok daha fazlasını içermekte ve tüm insanlık tarihinin ürettiği bilgi holistik bir biçimde kendinden daha fazlasını inşa etmekte; yapay zeka. İnsanların makineyle simbiyotik ortaklığının ilk adımlarını attığımızın farkında olmalıyız. Makinelerin ürettiği bilgiyi derleyecek ve bağlam/içerik içinde anlamlandıracak yine insan olacak. Çünkü makineler hala içeriğe anlam yükleyemezler/veremezler. Makinelere karşı olan üstünlüğümüz ağ yapısının morfolojisinden kaynaklanmakta.  Makro ölçekte galaksilerin yıldız sistemleriyle olan ağı, mikro ölçekte korteksimizde yer alan nöronların birbiriyle olan ağının neredeyse aynısı. İnternet de bir ağ olarak  makinelere bizim bahşettiğimiz benzer bir örgütlenme şeklidir.

ağ

Solda Mark Miller adlı doktora öğrencisinin beyin hücrelerinin birbiriyle nasıl bağlantı yaptığını gösteren görsel Sarı olarak görülen yerler bağlantıları temsil ediyor. Sağda bir grup astro fizikçinin evrenin nasıl büyüdüğü  ve evrildiğine anlamak için kullandıkları bilgisayar simülasyonu. Bu görsel şu anki evrenin bir kesitini sunmakta. Sarı bölgeler binlerce yıldızın var olduğu büyük yıldız kümelerini temsil etmekte. İki görseli karşılaştırdığımızda evrenin holistik yapısını makro-mikro düzeyde anlamlandırabiliriz.

Sosyal medya öğrenenlerin bağlanmasını ve birlikte çalışmasına her yerde olanak veriyor, işe yarayan topluluklar ve ortak ilgi alanları ağları oluşturuyor.  Bu alanların siber ağda meta ağlar haline gelebilmesi ortak bilincin arayüzleri olacak cihazlarda üretilmeye başlandı. Steve WHEELER  ‘ın dediği gibi bu tip olanaklar ağın yapay zekası ile birleştiğinde  içeriğin (rhizonomic) kök yapısındaki organizasyonu, karmaşık, öğrenenler için sonsuz olasılıklara ve çözümlere kapı açan çok boyutlu ve içeriğin çok merkezli/odaklı organizasyonundan meydana çıkacak. Bunun gerçekleşmesi için en önemli adım makineler ile insanların ortak ara yüzlerde buluşmasına olanak veren cihazların yaygın kullanımı. Bu cihazlardan 3 tanesini size tanıtmak istiyorum. Cihazları tanıtırken kelimelerden daha çok Youtube tanıtımlarından yararlanacağım. Cihazların olanaklarını seyredip sizin yapa bilinecekleri tasavvur etmenizi istiyorum.

Cihazlardan ilki Oculus Rift adı verilen zenginliği artırılmış gerçeklik simülasyonunu hiper gerçeklik evresine taşıyan bir bakaç/vizör. Sanal gerçekliğin gerçekleşmesi adına en önemli adımlardan biri.

İkincisi Leap Motion adı verilen bir cihaz. Bilgisayarlarımızla etkileşimi yepyeni bir boyuta taşıyor. Özetle aynı anda bir fareden çok daha doğru, bir klavyeden daha güvenilir ve bir dokunmatik ekrandan daha hassas bir girdi ara yüzünüzün olduğunu düşünün.

Son cihazımız Fujitsu şirketinin geliştirdiği pürüzsüz bir şekilde gerçek dünya ile sanal dünya arasında veri transferi yapabilen ve her iki dünyada da dokunmatik işlevini gerçekleştirebilen bir arayüz cihazı.

Oldukça ilham verici ve şaşırtıcı gelişmeler de denebilir, içinde yaşadığımız sanal devrim sürecinin doğal uzantıları olarak da kabul edilebilirler. Her ne olursa olsun bu cihazların içerdiği potansiyel bizlerin hayal güçlerini zorlayan bir eşiğin dibinde olduğumuzu göstermekte. Öğrenme alanında benim gibi kafa yoran ve yoğun emek harcayan insanları bu cihazların getirdiği pozitif olanaklar kadar negatif yan etkiler konusunda da uyarmam gerektiğini düşünüyorum. Bunun için içinde bulunduğumuz çağın en önemli filozoflarından ve Matrix filmine ilham veren kişi olan Jean Baudrillard’ın ”Simulakr ve Simülasyon” kitabı ve teorisinin dikkatle incelenmesi gereken bir baş yapıt olduğu kanaatindeyim. İçerdiği siyasal fikirler bir yana, toplumun sanayi devriminden bu yana geçirdiği en ağır dönüşümün analizinde yazdıklarının bizim için önemli uyarılar içerdiğini düşünüyorum.

image: http://www.famousbloggers.net/wp-content/uploads/2012/04/google-virtual-reality-glasses.jpg

Reklamlar