IMG_20151009_210041~01

CANGAGE & TED & NG PARTNERSHIP

Makalemin İngilizcesi NATIONAL GEOGRAPHIC LEARNING UK SOSYAL MEDYA SAYFASINDA YAYINLANMAYA LAYIK GÖRÜLDÜ. KENDİLERİNE ÇOK TEŞEKKÜR EDERİM..

https://www.facebook.com/NGLearningUK?fref=ts

Bu makalem bir yayın ile ilgili olacak. Bu yayın üzerinden de İngilizce eğitimi ile ilgili birkaç temel sorunun tespitini paylaşacağım. 2006 yılından beri İngilizce öğretmeniyim. Derslerimde bütüncül yaklaşımı (Holistic Approach) kullanıyorum. Bu yöntem, diğer tüm yöntemlerden daha kapsayıcı ve hiç bir öğenin dışlanmadığı çerçeve yaklaşımdır.

İngilizce dersinin ülkemizde yeterli derecede öğrenilmemesinin en önemli yapısal sebebi olarak, Dil Bilgisi çerçevesine boğulmuş ders programlarını ve yeterli olmayan ders saatlerini görebiliriz. Son yıllarda bu konuda M.E.B tarafından olumlu değişikliklere gidilse bile bu maalesef yeterli olmamaktadır. Bu çerçeve, yalnızca biçimsel ve mantıksal bilgileri öğrenciye aktarıp, onların üretici bir dil edinimini kazanmasıyla pek ilgilenememektedir. Ülkemizdeki öğretmen eğiten fakültelerimizin kalitesinin de Avrupa standartlarında olmadığını düşünüyorum. Öğretmen kalitesinin en yüksek olduğu Finlandiya gibi ülkelerin kazandığı başarılar ortadadır. Öğretmene verilen değerin ilk olarak, öğretmenlerin eğitimine verilen değer ile başlayacağını düşünüyorum. Önceliklerimizden en önemlisi, eğitim fakültelerinin, en iyi eğitim veren fakülteler olmasını sağlamaktır. Bu olduğunda, diğer tüm üniversite fakültelerinin toplam kalitesi de artacaktır.

Maalesef İngilizcenin yapısal bir derse indirgenmesinin diğer tüm sebeplerden daha önemli olanı ise, yine ülkemizde eğitimde ölçme ve değerlendirme için uygulanan test sistemidir. İngilizce birbiriyle bütünleşik birçok alandan oluşmaktadır. Dil Bilgisi, Okuma, Dinleme,Konuşma ve Yazma becerilerinin birbiriyle bütünleşik bir şekilde işlenmesi ve ilerlemesi gerekir. Bu alanlardan ”Konuşma” gibi bir alan ise test sistemiyle tam olarak ölçülemez yada değerlendirilemez. Bu sebeple maalesef bilgiyle üreten değil bilgiyi ezberlemek zorunda olan bir nesil ortaya çıktı. İngilizce dil bilgisini iyi bilse bile konuşamayan, okuduğunu aktaramayan ve kendini ifade edemeyen öğrencilerin olması sık karşılaştığımız bir durum.

Test sistemi belirli bir yapının edimini ölçebilir. Test tekniği elbette tamamen yanlıştır demek istemiyorum. Fakat testin kullanılışında hatalarımız olduğu gerçeği, PISA sınav sonuçlarında görüldüğü gibi ortadadır. Mesela salt test sistemine ağırlık ve önem verilmesi sebebiyle bir çocuğun, gencin zihinsel ve sosyal gelişimde ve  hatta yabancı dil öğrenmesinde çok büyük önemi olan müzik, spor, sanat dersleri okullarda çoğunlukla kâğıt üzerinde kalmaktadır. Bu dersler ne yazık ki çoğu kez  “verimli” test çözme dersleri olarak kullanılabilmektedir. Aslında bu dersler, diğer derslerin gelişiminde o kadar önemli yardımcılardır ki, sağladıkları katkıyı başka bir şekilde doldurmak mümkün değildir.

Oysa İngilizce dersinin (diğer derslerinde) ölçme ve değerlendirmesinde test öğrenciyi değerlendirmekten çok öğrencilerin hatalarından öğrenmesine olanak sağlayacak bir geri bildirim mekanizması olarak kullanılması daha faydalı olabilir. Bu şekilde kullanılan bir test sistemi yapısı oldukça verimli de olabilir. Başka bir makalemde bu konuyu detaylıca inceleyeceğim. Bu makalemde ise beni çok sevindiren bir gelişmeyi sizlerle paylaşmak istiyorum.

TED Talksın herhalde ne olduğunu bilmeyen veya daha önce hiçbir TED talks izlememiş bir İngilizce öğretmenine en son gelişmeleri yakından takip eden bir öğretmen diyemeyiz. Yaymaya değer fikirler başlığı altında dünyada Teknoloji, Eğitim ve Değişim&Gelişim için çabalayan tüm insanların fikirlerini ve tecrübelerini dünya ile paylaştığı en önemli platformlardan biri. Daha önce National Geography Society duymayan birinin eğitim dünyasında olduğunu ise sanmıyorum. Bu kurumlar ve yayınları, kendilerini hayat boyu öğrenmeye adayan insanların çalışmalarına, süreli yayınlar ve sosyal medya vasıtasıyla bizleri konuk ediyor. 2008 yılından beri her seviyedeki derslerimde bu iki kurumun ders konularına uygun içerikli yayınlarını kullanıyorum. Öğrencilerime de bilim ve teknoloji ile alakalı yabancı süreli yayınlarını takip etmelerini öneriyorum.

Peki, bu tip ders materyallerini kullanmanın faydaları neler? Derslerimde bu materyalleri kullandığımda, öğrenciler gerçek kişilerin, gerçek yerlerin hikayelerini doğrudan tanık olabiliyorlar. Onların seviyesi birilerince tahmin edilip, ona göre ayarlanmış bir içerik söz konusu değil. Bunun en önemli faydası, içeriği işlediğiniz konu ve alana uygun bir TED videosu seyrederken, dil bilgisi yapısının gündelik hayatta nasıl kullanıldığını görme fırsatını öğrenciye tanıması, bu esnada hem dinleme edinimin tetiklenmesini sağlamasıdır. Video sonrasında sorulan sorularla öğrencinin edindiği bilgiyi konuşma şeklinde üretime geçirebilmesine de olanak sağlamış oluyoruz. Etkileşimli dersler birçok ders alanını disiplinler arası olarak bütüncül bir şekilde birbirine bağlıyor. Bir ders konusu içinde diğer dersler ile ilgili ilginç bilgilerde öğrenilebiliyor. Ayrıca konular teknoloji, eğitim ve dünyayı ilgilendiren tüm küresel konular olduğu için öğrencilerin derse olan konsantrasyonunu ve katılım isteğini de başka bir şey yapmaya gerek kalmadan artırmak mümkün oluyor.

IMG_20151009_221854~01

Bugüne kadar öğrencilerime en doğru kaynakları sunabilmek adına sayısız ders kitabı ve materyali inceledim. Yukarıda az önce değindiğim yöntemleri bugüne kadar ders kitaplarını destekleyici çalışmalar olarak uygulamak zorundaydım. Genelde büyük yayın evlerinden çıkan ders veya kaynak kitaplar az çok birbirlerinin benzeri olan yayınlardı. Son senelerde ders kitaplarının formel yapısını kırmak için, değişik yayın organlarından gündelik hayata dair etkinlikler eklenmiş olsa da, kitapların genel mantık örüntüsü olan Dil Bilgisi çerçevesi kırılamadı. Fakat bunun ilk defa anlamlı bir biçimde değiştiği bir yayınla karşılaşmış olmak beni çok mutlu etti. Bende konuyla ilgili herkesi bilgilendirmek istedim.

Beni sevindiren gelişmenin adı World English ve 21st Century Reading kitapları. Bunları TED Talks‘daki olağan materyal aramalarım sırasında keşfettim. Reklama tıkladım ve bir saat boyunca heyecanlı bir şekilde önüme çıkan her şeyi inceledim. Yaşadığım mutluluk çok büyüktü. Bir öğretmen için en büyük mutluluk öncelikli olarak öğrencilerinin başarısıdır. Buna ek olarak bu başarının sağlanmasında kendisinin severek uyguladığı kişisel yöntemin, dünyaca ünlü eğitim kurumlarınca gerçeğe dönüştürüldüğünü görüp, kendisinin yöntem konusunda doğru bir yolda olduğunu görmekte apayrı bir mutluluk.

Bu birlikteliği sağlayan çatı kuruluş Cengage Yayınları olmuş. Cengage yayınları ile bu ilk karşılaşmam. Daha önce herhangi bir yayınlarını incelememiştim. Fakat sadece şu birlikteliği gerçekleştirmiş olmaları bile kalbimi fetih etmeleri için yeterliydi.

Kitapların verilen örneklerini ( Kurum isimlerinin linklidir. Tıklayarak doğrudan o sayfalara erişebilirsiniz.) inceledim. Hani derler ya, ben yapsaydım bu şekilde olurdu ancak, işte içimden bunları söyledim. Hemen Cengage‘in Türkiye’de bürosu olup olmadığına baktım. Maalesef yoktu. Bende e-posta adreslerinden kurumun uluslararası pazarlama müdürü Steve King’e ulaştım. Kendisi e-postama ertesi gün yanıt verdi ve beni İngiltere’deki Avrupa’dan sorumlu merkeze yönlendirdi. Pazarlamadan sorumlu Ellis Charlotte  çok güzel bir e-posta ile ilgimden ne kadar mutlu olduğunu belirtip,  Türkiye’de İstanbul merkezli Kardeş Kitap ile çok yakın bir işbirliği içinde olduklarını, eğer ile iletişime geçersem bana her konuda yardımcı olunacağını bildirdi. Ve aynen bu şekilde oldu.

Nat Geo Learning‘nin Türkiye distribütörü Kardeş Kitap‘tan Leon İzerel ve Çağdaş Elt Kitabevi Ege Bölgesi bayisi , Ecevit Çakartaş’ın kitaplar hakkındaki soru ve taleplerime yıldırım hızı ile dönmesi sonucu, kitaplar geçen Salı günü elimdeydi. Kendilerine teşekkürü borç biliyorum.

Kitapları o günden beri inceliyorum. İlk izlenimim, indirdiğim PDF örnekleri incelediğim an ile aynı. Kitaplar tüm dil edinim alanlarına hitap edecek şekilde özenle hazırlanmış. Her ünite öğrencinin İngilizce bilgisi kadar, dünya bilgisini de artırmaya yönelik etkinliklere sahip. Niteliğin nicelikle sağlanmadığı gerçeği kitapların her yerinde kendini gösteriyor. Öğrenci kavram ve bilgi bombardımanına tutulmamış. Kısaca öğrenciyi dil bilgisi ve kelime denizinde boğmadan, gündelik dilin gerçek kullanımı ön plana çıkarılarak, öğrenciye esasen öğrenmeyi öğretmek için tasarlanmış bir yayından söz ediyorum. Nasipse bundan sonra  kullanmayı isteyeceğim yegane ders kitabı budur diyebilirim.

Az önce belirtiğim gibi kurum ve kitap isimleri tıklanır ise, ilgili sayfalara gidilebilir. Burada ‘Look Inside‘ sekmeleri sağ alt kısımda görülecektir. Buradan örnekler PDF formatında indirilebilir.

Bu süreçte en dikkate değer diğer bir husus ise bir öğretmenin bir yayına gösterdiği ilginin kıtalar ötesinden karşılık bulmasıdır. Kitap serileri henüz çok yeni, yayıncı kuruluşun burada kendine ait bir bürosu yok.Yakın işbirliği içinde olduğu Kardeş Yayın Evi her ne kadar bunu aratmasa da, Cengage Yayın Evinin beni onlara ulaştırmasındaki e-posta trafiğinin hızlı ve çözüme yönelik olması çok sevindirici. Bu yayın kalitesinin ve sorumluluk bilincinin tüm Türk yayıncılarda da olması dileğiyle.

Reklamlar