EĞİTİMİN EVRİMİ

Mustafa Ajlan ABUDAK

Eğitimin Evrimi adlı makalede kullanılan tüm fikirlerin ana kaynağı Ken Robinson ve Bedava kitabı yazarı ve Wired editörü Chris Anderson’dur.

Hemen her ülke bugünlerde eğitim programlarını ve sistemlerini reforma tabi tutuyor. Bunun iki önemli nedeni var. İlki ekonomik; insanlar çocuklarımızı 21. yy ekonomik dünyasında nasıl yer edinebilir sorusunun yanıtını aramaktalar. Tabi bu soruyu sorarken son yaşadığımız ekonomik buhranında gösterdiği gibi, bir hafta sonra ekonominin nasıl bir gidişatı olacağı üzerine herhangi bir fikirleri yokken bunu yapıyorlar. İkinci neden ise kültüreldir. Dünya üzerindeki her devlet günümüzdeki küreselleşme çağında, çocukları nasıl yetiştirelim ki onlara kültürel bir kimlik hissi ve aidiyeti verebilelim sorusunun cevabını bulmaya çalışmaktadır. Sanayi devrimi sonrası devletlerin, içinde olduğumuz enformasyon devrimine kadar amaçladıkları yegane şey, toplumsal genleri aktarımı ve kültürel kimliğin sürdürülmesidir. Bunun için eğitim, bir tür endoktrinasyon (beyin yıkama) kampanyası şeklinde süregelmiştir. Devletlerin yapmaya çalıştığı şeyinin problemli doğası, geleceği geçmişte yaptıklarıyla yakalamaya çalışmalarıdır. Böylece milyonlarca çocuk okullara ve eğitim sistemine yabancılaşmakta ve okula gitmekte herhangi bir amaç görememektedir. Eğitim sistemi onlara doğrusal bir hayat çizelgesi sunmaktadır; sıkı çalış- disiplinli ol- koleje git ardından üniversite ve iş…

“EĞİTİMİN EVRİMİ” yazısını okumaya devam et

Reklamlar

DUVARLARI OLMAYAN KÜTÜPHANELER

Steve WHEELER

Mustafa Ajlan ABUDAK

Son zamanlarda kütüphanelerin dijital çağa nasıl ayak uydurmaya çalıştığı hakkında yazdım. Geleneksel kütüphane çoğu kişi tarafından toz toplayan kitap yığınlarından oluşan ve ciddi kütüphaneciler tarafından sessiz olmanızın istendiği bir yer olarak görülür. Kütüphaneler giderek bu imgelenmelerinden kurtuluyor ve yeni teknolojilerle kucaklaşıp 21 yy. öğrenimine destek veren bir yaklaşım içerisine giriyorlar.
İçeriğin dijitalleştirilmesi, sosyal medya ve mobil cihazların yaygın kullanımına yönelik teknolojilere göre kendilerini düzenlemeleri kütüphanelerde Library 2.0 adlı makalemde altını çizdiğim bazı gerçekleşen değişikliklerdi. Bu tartışmayı genişletmek üzere,  son zamanlarda Plymouth üniversitesi kütüphanesi ve kaynak merkezinden bazı iş arkadaşlarımla dijital çağda kütüphanelerin nasıl değiştiği konusunda fikirlerini almak için bazı konuşmalar gerçekleştirdim.

İlk olarak çağdaş bir kütüphanenin teknoloji müptelası bir öğrenci için bugün ne sunması gerektiğini bulmak istedim. Cevap dört katmana sahipti; içerik, hizmetler, mekân ve beceriler sağlayan kütüphaneler. Kütüphaneci arkadaşlarım daha sonra bu dört ana alanı detaylı olarak açıklamaya başladılar.

İçerik

İçerik yüzyıllardır ister kâğıt formunda isterse başka bir şekildeki kayıt şekli olsun kütüphanelerin başlıca dayanak noktası ola gelmiştir. Bununla birlikte, içeriğin doğası radikal olarak değişiyor. Kütüphane kadrosuna sorduğum ilk sorulardan biri, geçen gün meydana çıkan haberle ilgiliydi Britanica Ansiklopedisinin 224 yıldan sonra tamamen dijital ortama aktarılması ve baskısının artık yapılmayacak oluşu. Bu Amazonun 2011 sonlarında yayımladığı baskı kitaptan daha fazla Kindle e-kitabı sattığıyla ilgili raporun arkasından gelmişti.   Bu kütüphaneyi tehdit eden bir eğilim miydi? Kütüphane kadrosu bana bu gelişmeleri, dijital içeriğin bir hata keşfedildiğinde güncellenmesi çok daha kolay olan bir içerik olduğunu belirterek gerçekten oldukça olumlu karşıladıklarını söylediler. Dijital içerik bana anlatıldığı gibi raflarda duran içeriği geçerliliğini yitirmiş metne dayalı kitaplardan daha iyiydi. Britannica’nın da kabul ettiği üzere baskıda kullanabileceklerinden çok daha fazla içerik veri tabanlarında bulunmakta, bu sebeple dijitalleşme makul bir ileri adımdı. Çevrim içi ansiklopedilerle ilgili konuşmalar bizi en nihayetinde Wikipedia ve onun akademik çalışmalarıyla ilintisini tartışmaya götürdü. Wikipedia başlangıç noktası olarak iyi fakat öğrencilerin kitaplar ve akademik yayınlarda daha derin bir bilgi olduğunun farkında olmaları gerekli.

“DUVARLARI OLMAYAN KÜTÜPHANELER” yazısını okumaya devam et